18 Mayıs 2014 Pazar

Doğru Ruj Sürme Teknikleri


Kadınların vazgeçilmezlerinden olan rujların doğru tonlarda seçilmesinin önemi kadar, doğru kullanılması da çok önemlidir. Birkaç noktaya dikkat ederek rujunuzu sürerseniz rujunuz çok daha fazla kalıcı olacaktır. İhtiyacınız olan iki makyaj malzemesi; ruj ve rujla aynı tonlardaki dudak kalemi…

Dudak kenarlarınızdaki ruj kalıntıları

Renkli kalemlerle yapılan bazı yerlerdeki renklendirmeler, kreşteki çocukların resim dersinde yapılsaydı, komik olabilirdi. Ancak ruj ile yapacağız makyajın, 5 yaşında bir çocuğun yaptığı makyaj gibi durmasını istemiyorsanız, ruj fırçası kullanmanızı öneririz. Rujunuzu fırça ile ince bir tabaka olarak sürdüğünüzde, makyajınız daha güzel duracaktır. Fazla gelen boyayı, dudaklarınızdan taşan kısımları hafifçe mendille silebilirsiniz.

Dudaklarınızı dudak kalemiyle çevreleyin

Dudak kalemi hiçbir zaman belirgin olmamalı... Doğal dudak renginizi kaybetmeyecek şekilde gölgelendirme yapabilirsiniz. Rujla değil de dudağınızı çevreleyecek hafif bir kalem ile dudaklarınızı belirginleştirebilirsiniz.

Dudak üstü bölgenize dikkat!

Dudağınızın üzerinde olan tüyler hiç de hoş görünmez. Bıyık bölgenizi nemlendirin ve sonrasında istenmeyen tüylerden kurtulun. Böylece oluşacak kızarıklığın önüne geçmiş olursunuz.

Dudaklarınız çatladıysa

Ölü deriyi atmak için dudaklarınızı nemli bir havlu ya da yumuşak bir diş fırçasıyla nazikçe ovalayın. Rujunuzu sürmeden önce krem kullanın ve dudaklarınızın kremi emmesini bekleyin. Gün boyunca dudaklarınızı nemli tutmak için ya parlatıcı kullanın ya da rujunuzu dağıtmayacak şekilde kreminizi sürün.

Doğal makyaj

İşte altın kural! Diğer detayların dışında, doğru bir ruj, gündüz yapacağınız bir makyaj için mükemmel görünmenizi sağlar. Eğer dudağınızda deneyemiyorsanız, rujunuzu parmağınızda test edebilirsiniz. Nasıl bir şey alacağınız konusunda kararsızsanız, dudaklarınızı belirginleştirecek renkleri seçin.

Dişlerinizdeki ruj izlerini unutmayın

Rujunuzu sürerken, ağzınızı kapalı tutun. Dişlerinizin de boyanmasına gerek yok ve tabii ki dişlerinizdeki ruj lekelerini silme zahmetine girmenize.
more »

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Cildinize Her Gece Maden Suyu


Elinizin altında, buzdolabında bulunan maden suyunun cildinizi besleyip onaracağını hiç düşünmüş müydünüz? Maden suyunu evinizde bulundurmayı hiç ihmal etmeyin. Çok basit ve etkili olan bu mineralli su kısa sürede vazgeçemeyeceğiniz güzellik iksirleriniz arasında bulunacaktır.

İhtiyacınız olan tek şey

Çok fazla mineral içerdiği için insanlar onu içiyor. Ama maden suyunu yüzünüze püskürtürseniz cildinizin  canlanacağı ve sıkılaşacağını göreceksiniz. Püskürtmeli tonik şişelerinizi atmayın. İçini iyice yıkayın  maden  suyu doldurun.

Deriyi canlandırmak için her akşam  önce cildi temizleyin. Sonra maden suyunu hafifçe  sıkın. Mineraller cilt tarafından emilsin diye iyice kurumadan yatmayın. Özellikle gözenek sorunu yaşayanlar için düzenli kullanımda yararlı.

İskandinav kadınları

Birçok  kozmetik ürününde maden suyu kullanıldığını unutmayın.  İskandinav kadınlarının ciltlerinin güzelliğinin nedeni bu uygulama..  Kuzey kadınlarının sürekli kullandıkları maden sularında güzelliklerinin sırrı saklı.  Bu arada  buzdolabında tutmayı ihmal etmeyin.
more »

14 Şubat 2014 Cuma

ELİF ŞAFAK / BABA VE PİÇ


Elif Şafak'ın en bilinen eserlerinden biri olan Baba ve Piç'in okuyucuya ne vadettiğini ve ne verebildiğini irdelemeden önce, romanın okuyucuya ne vermesi gerektiği ya da diğer bir şekilde söylersek, okuyucunun romandan ne beklediği sorusuna değinelim.

Öğretici, sürükleyici, gerçekçi ya da gerçek ötesi ise de etkileyici olması halinde okuyucuyu cezbedebilecek bir roman, doğal olarak bunların hepsini birden veremeyebilir. Önemli olan, ne amaçla yazıldığı ve neyi vermeye çalıştığıdır. Bir roman, en genel hatlarıyla söylersek, tarihsel ya da toplumsal gerçekliği verebilir ki, öyküsü kurgusal olabileceği gibi, gerçeğe tamamen de sadık kalabilir. Fakat gerçek olduğu inancını, gerek mekân ve kişi betimlemeleriyle ve gerekse öykünün içeriği ve olayların gelişimiyle okuyucuda muhakkak uyandırabilmelidir. Bunun en iyi örnekleri de klasik edebiyatta fazlaca mevcuttur. Gerçek ötesi romanlarda ise, yazarın olaylar ve karakterler konusunda daha esnek olduğu söylenebilir. Yalnız, burada araya girmekte fayda var: "Gerçek ötesi" kavramından kasıt, olaylarda gerçekliğin basitleştirilmesi değil, hayal gücünün zorlanmasıdır ki, bu da fantastik romanın temellerini oluşturan bir anlayıştır.
 

Gerçekçi roman Baba ve Piç

Elif Şafak'ın Baba ve Piç'i klasik anlatımla kaleme alınmış gerçekçi bir romandır. Peki, satırlarda hangi gerçeklik yatmaktadır. Kitabın isminden yola çıkarsak, toplumsal gerçeklikten kesitler sunduğu sonucuna varılabilir. Öte yandan, üzerinden neredeyse yüz yıl geçmiş olan Ermeni sorununa o ya da bu sebeple değinildiği dikkate alınırsa, tarihsel gerçeklikten bir şeyler bulunacağı inancına kapılmak da doğaldır.

Basit bölümler

Öykünün inandırıcılığını zedeleyen, dolayısıyla eseri yavanlaştıran sahnelere Baba ve Piç romanında bolca rastlandığı söylenirse, yanlış olmaz. Bunları örneklendirmek gerekirse;

1-Kürtaj olmaya giden Zeliha'nın muayenehanedeki sekreterle diyaloğunda, sekreterin ciddiyetsiz ve haddini aşan cinsten üslubu.

"Nasıl bağırdığınızın farkında mısınız kuzum? Feciydi! Felaketti!"

"Sokaktan geçenler sizi boğazladığımızı filan sanmışlardır herhalde..."

"Siz öyle avaz avaz bağırırken... ...Terbiyesiz terbiyesiz laflar..."

2-Zeliha'nın Allah inancını yitirmesinin sebebi... Bu sebep, evlerine gelen temizlikçinin kızıyla kan kardeşi olduktan sonra, yine aynı kızın bir de ablasıyla kan kardeş olduğunu öğrenmesi ve bir gün de bir daha görüşmemek üzere çekip gitmesiyle sarsılıyor. Gerçekten etkileyici ve inandırıcı bir sebep!

3-Armanuş ve babası telefonda konuşurken, babanın ikide bir anılara dalması(hiçbir çağrışımı olmadan hafızaya üşüşen anılar) ve bu anıların sayfalarca uzayıp, telefondaki sessizliğin de yine inandırıcı bir tepkiye meydan bırakmadan uzaması... Böylesi sahnelere genellikle dizi-filmlerde rastlıyoruz.

4-Armanuş'un, diğer bir adıyla Amy'nin ta Amerika'dan sudan bir sebeple İstanbul'a gelmesi. Bu madde üzerinde ayrıntılı durman gerekebilir; çünkü romanın kurgusu bu olay etrafında şekillenmekte ve gerçeklikten uzak tüm ara bölümler de burada gerçekleşmektedir. Baba tarafı Ermeni olan Armanuş, sırf kendi kökünü daha iyi benimseyebilmek hevesiyle İstanbul'a bir ziyarete karar verir ve bu ziyaret de Türk olan üvey babasının yirmi yıldır görüşmediği ailesinin evine gerçekleştirilecektir. Ne var ki, bu ziyaretten ailesinin haberi olmayacaktır. Üvey babasının ailesine bir mektup gönderip geleceğini yazar ve yolculuk başlar. Adres nasıl alınmıştır, belli değil. İstanbul'daki ailenin şaşkınlığı söz konusu değil. Ziyaretin mantıklı ve sağlam bir sebebi de zaten mevcut değil. Dahası, Armanuş'un İstanbul'daki o evde herhangi bir yabancılığı da göze batmıyor. Yazar, bunun mantıklı bir yönü bulunduğundan kendi de şüpheye düşmüş olmalı ki, Armanuş'a geçmişten basit bir olayı hatırlatıp, bir an korkuya kapılmasını, sonra da hemen unutmasını sağlıyor ve olayı çözüveriyor!

Bunun gibi olaylar uzatılabilir.

Gereksiz bölümler

Modern edebiyatta ayrıntılı mekân betimlemelerine, uzatılmış ve gereksiz bölümlere pek rastlayamıyoruz. Baba ve Piç modern edebiyata uygun olduğu iddiasında değilse de, modern dönemin edebiyatı olarak incelenirse, bu konuda epey cömert davranmış. Öyküye hiçbir şey katmadığı gibi, okuyucu sıkan ikişer üçer sayfalık öykücüklerden-anıcıklardan geçilmiyor roman. Hemen örneklendirelim;

1-Evde geçmişten bugüne yaşayan kedilerin soyağacı ve öyküleri...

2-Ailenin uzak-yakın bağlantılı tüm erkeklerinin ölümünün ayrıntılı öyküleri...

3-Armanuş'un randevu yeri ve randevuda ne yiyip içtikleri, yemeklerin hangi ressamın hangi tablosuna benzediği. (Bu randevunun bir önemi olmadığı gibi, randevudaki erkeğe de bir daha rastlamıyoruz.)

4-Asya'nın takıldığı kafenin ve kafedeki arkadaşlarının her türlü ayrıntısı...

Bunlar öykünün bütünüyle ilgili hemen hiçbir bağlantı oluşturmuyor. Örneğin, kafenin dış dünyanın yoğunluğundan kendini dışlamış durağan havasından bahsediliyor ama bunun için duvardaki her resmin her bir ayrıntısından bahsedilmesinin gereği nedir?

Karakterler

İlk bölümde tanıştığımız Zeliha güçlü ve farklı bir karakter olabilecekken, öykünün devamında ortalıkta pek görünmez. Onun yerini Asya-Armanuş ikilisi alır ki, en iyi işlenmiş kişiler de yine bunlardır. Fakat bu işleyiş, kişiliklerine yeterince ayrıntılı yansımaz. Birisi dünyada anlam bulamayan, mutsuz bir "nihilist"; diğeri güzel ve eğitimli bir genç kız. Fakat onun da yeterince iyi işlenemediği, İstanbul'a gelişinin anlamsızlığı ve orada hiçbir şey yapmadığı halde bir hafta kadar kalışıyla karşılık bulmuştur.

Diğer karakterlerse, hemen hemen hiç görünmez. Ortalıkta birkaç teyze var ama falcılıkla uğraşan Banu Teyze hariç diğerleri birer hayalettir.

Tema

Kitabın ana teması nedir? Asya'nın babasını arayışı mı? Öyle bir çabaya ve meraka hiçbir sayfada rastlamayız. Ermeni sorunu mu? Buna 15-20 sayfa kadar yer verilmiştir; üstelik bir cinin ağzından. (248-267) Burası fantastik ve sıra dışıdır. Ne yazık ki, burada tarihsel bilgiden ziyade kısa ve basit bir kurgu vardır: Bir Ermeni'nin evinden alınıp görülüşü... Pek çok Ermeni'nin sağa sola sürülüşü... Eğer kitabın teması Ermeni sorunuysa, romanın yirmi sayfayı geçmeyen kısa bir öykü olması gerekmez miydi?

Tarih

Daha önemlisi, Türk hükûmetinin tüm arşivlerin açılması önerisine karşılık Ermeni tarafının bunu reddettiği bir ortamda hâlâ bir soykırımdan bahsetmenin, bunu irdelemenin ve gerçekliğe dayandırılmamış, belgelerle ilgisi olmayan bir kurgu yapmanın sebebi nedir?

Kısa kısa...

1-İkide bir araya İngilizce-Türkçe şarkı sıkıştırmak,

2-Ermenice cümleleri araya serpiştirip, sayfanın aşağısında Türkçe karşılıklarına yer vermek nedendir? Bunların öyküye renk kattığı mı düşünülmektedir?

3-İstanbul betimlemesi yapıldığı düşünülüp de bir seyyar satıcının ya da bir grup taraftarın(s. 385-389) sayfalarca uzayan anlatımları romana ne vermektedir.

4-Bir betimlemeden sonra bir de açıklamasını yapmaya kalkmak, anlatımı yavaşlatmamakta mıdır? "...mesela arka camda yuvarlanan boş bira kutularını. Anlaşılan taksidekiler daha bu saatte kafayı bulmuştu." (s. 388)

Dil

Gayet akıcı, basit bir dille kaleme alınmış olan öyküye Türkçe karşılıkları yerine gereksiz bir yağın kelimenin serpiştirilmesi nedendir? (Tecessüm, galiz, satıh, mutena, sarih, munis, müziç, meyyal...) Dile fazlaca yerleşmiş kelimelerin Türkçe kökenli olmasa da kullanılması ya da cümlenin akıcılığını bozmaması için tercih edilmesi doğaldır. Fakat gereksiz yere fazlaca kullanılması nedendir? Elif Şakaf kelime bilgisini ispat peşinde olamayacağına göre, okuyucuya kelime öğretmek mi istemektedir? Peki, yazarın böyle bir görevi var mıdır? Öyküye renk ve canlılık katması açısından farklı üslupların ve kelimelerin araya serpiştirilmesi gerekli olabilir, fakat bunun için yazarın uygun bir karakter seçip, bu görevi ona yüklemesi daha uygun olmaz mı?

Ayrıca, sayfa 28'de geçen "... pek bir mahsur görmemişti zamanla." cümlesinde geçen "mahsur" kelimesi yerine, sakınca anlamına gelen "mahzur" kullanılmalı değil midir!

Basitlikte doz artışı ve tesadüfler

Bir öyküyü basitleştirmenin en kolay yolu, olmayacak rastlantılara yer verilmesidir. Peki, Baba ve Piç'te nedir bu rastlantı? Öyküdeki Ermeni ailesi ile Türk ailesinin bir şekilde akraba çıkarılması! Zaten başka türlüsü de düşünülemez. Bunu bir tarafa geçelim ve bir diğer soruna eğilelim: "Baba" kimdir? Öyküde her ne kadar bu sorunun cevabı aranmıyorsa da, biz yine de buluyoruz! Meğer Zeliha'nın çocuğu, kendi öz kardeşindenmiş. Yani Asya'nın babası, öz dayısı, Armanuş'un üvey babası, Amerika'da yaşayan Mustafa imiş! Peki neden, nasıl, ne sebeple? Böylesi durumlar toplumda yok değil ve elbette romanlarda da işlenmekte. Yalnız, bu ensest ilişkinin öncesi ve psikolojisi çok iyi irdelenmeli, okuyucu buna hazırlanmalı. Oysa söz konusu romanda böylesi hassas bir durum, Mustafa'nın tek erkek evlat olarak hem ilgi görmesi hem baskı altında olması, dışarıdaki kayıp kimliği, kimlik çatışması ve biraz da Zeliha'nın kışkırtmaları, alaylarına bağlanmıştır. Mantıksız değil, ama çok yetersiz. 400 sayfalık romanda Mustafa diye birini hemen hiç tanımıyoruz bile. Yazar, bu işi kitabın sonuna birkaç sayfa iliştirerek halletmeye çalışmış.

Bir de Mustafa'nın âdeta ölümden kaçarcasına Türkiye'ye 20 yıl gelmeyip de sırf gittiği gibi gelebilecek olan Armanuş'u almak üzere İstanbul'a yolculuğa razı olmasının sebebi nedir? Değil bir ziyaret, aramaya bile tenezzül etmediği ailesine bu şekilde dönmesi inandırıcı mıdır? Bunu Armanuş'un annesinin kuruntuya kapılıp da olayı "rehin" olarak algılamasına bağlamak yeterli ve mantıklı mıdır? İstanbul'da ablası tarafından aşureyle zehirlenip öldürülmesi, üstelik zehirleneceğini bile bile aşureyi yemesi inandırıcı mıdır? Ölüme bilerek giden Mustafa'nın ve ölüme gönderen Banu Teyze'nin ruh durumları yeterince irdelenmiş midir?

Son not

Örneklerine klasik edebiyatta rastladığımız "özetleme yöntemi", Cicianne ve Şuşan karakterinin anlatımında da göze çarpıyor. Aynı şekilde diğer pek çok karakterde de, özellikle teyzelerin işlenişinde özetlemelerden yararlanıldığını ve bunun da karakterleri aydınlatmak şöyle dursun, üstelik okuyucuyu sıktığını söyleyebiliriz. "Sahneleştirme yöntemi" ile ya da "Gösterme yöntemi" ile ya da benzeri bir teknikle modern edebiyata daha çok yaklaşılabilir ve söz konusu karakterler daha canlı tutulamaz, böylece okuyucuya daha sıcak gelmesi sağlanamaz mıydı?

Son söz olarak söylenebilir ki, romanın en güzel yüzü, ön kapağın iç kısmındaki Elif Şafak fotoğrafı değilse nedir!
 
Daha fazla kitap için: http://www.fiskosta.com/konular/edebiyat
more »

25 Ocak 2014 Cumartesi

Doğal Saç Bakım Maskesi


Sizlerle bu hafta

Suna Dumankaya’nın mucizevi doğal saç bakım maskesini paylaşıyoruz.

Öncelikle hangi malzemelere ihtiyacımız olduğuna göz atalım:

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı kuru maya

1 tatlı kaşığı elma sirkesi

1 yumurta sarısı

Peki, uygulamayı nasıl yapıyoruz? Hemen anlatıyoruz…

Tüm malzemeleri karıştırıp krem kıvamına getiriyoruz. Saç diplerimizden başlayarak uçlarına doğru masaj yapılarak sürüyoruz. Streç film sarıp en az 1-2 saat bekletiyoruz. Daha sonra, saçlarımızı bitkisel bir şampuanla yıkıyoruz. Haftada 1 defa uygulamanızı öneriyoruz. Zaten 1 ayda etkisi görülecektir. Saçlarınız parlayacak, canlanacak ve dökülmeleriniz duracaktır. İstikrarlı kullanmanız, daha iyi sonuç almanızı sağlayacaktır.
more »

11 Ekim 2013 Cuma

Obezite ve Kemik Erimesi


Gelişen ve gelişme yolundaki ülkelerin ciddi sağlık sorunlarından birisinin de obezite olduğu bilinen bir gerçektir.

Obezite, genel anlamıyla bedendeki yağ kütlesi oranının yağsız kütleye nispetle aşırı artması neticesinde boy uzunluğunun vücut ağırlığına göre normal düzeyden fazla olması şeklinde tanımlanmaktadır.

Peki, fazla kiloların kemik erimesine(osteoporoz) yol açtığını biliyor muydunuz? Bilimsel olarak osteoporoz, kemik kütlesindeki azalma ve kemik dokusundaki bozulma sonucunda kemikteki kırılganlığın ve yine kırılma riskinin fazlalaşması olarak ifade edilen bir çeşit iskelet hastalığıdır.

Daha önce obezitenin kemik mineral yoğunluğu üzerinde olumlu bir etki oluşturduğu kabul ediliyordu. Fakat son araştırmalarla bunun doğru olmadığı, aksine kemik oluşumundan sorumlu olan kemik iliği hücrelerinin yerine yağ hücrelerinin geçmesi ve bu yüzden kemiğin gücünü kaybetmesine sebebiyet verdiği tespit edilmiştir.

Aşırı kilolu ve osteoporozu olan kişilerde kemik iliği yağ oranı normalin çok üstünde çıkması bu durumla açıklanıyor. Bu da kemikte güç kaybına, kırık oluşma riskinin artmasına yol açmaktadır.

Günümüzde yapılan araştırmalarda kilolu kişilerde yüksek oranda yaşa göre kemik yoğunluğu azalması olduğu görülmektedir. Ayrıca hareketsiz yaşam şekli bulunan kadınlarda kemik mineral yoğunluğu kayıpları için risk taşımaktadır.

Bu yağlar aşırı kilolu olanlar da yeterli fiziksel aktivitenin azlığı kemikler üzerinde büyüme hormon düzeyinde azalışa neden olarak kemik mineral yoğunluğunun devamını engeller. Obozite oluşan yeni kemiklerin dokusunda daha çok yağ hücrelerinin birikmesine ve daha kırılgan olmasına yol açmaktadır.

Sonuç olarak kemiği eriten aktivitenin artışı oluşan yağ dokusunun kemik iliğinde daha fazla yer aldığı hipotezini ortaya koymuştur.

Bir bilgi. Yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda her gün tüketilen  5 adet kuru eriğin kemik erimesi riskini azatlığı tespit edilmiştir.
more »

Yeni Sezonun Getirdikleri

Uzun süredir derslerden başımı kaldıramamıştım ve bu sınavda başarıyı yakalayabilirsem kendimi ödüllendirme kararı almıştım. İşte o gün geldi ve izlenimlerimden arta kalanlar…                     
2014 ilkbahar/yaz sezonunun bu kadar renkli olması birçok insanı sevindirdi. Geçen yılda gökkuşağı renkleri hâkimdi ama bu yıl korkusuzca boy gösteriyor.                                                                 
Vitrinler sarı renkli çantalarla yılan derisi ve zebra deseni ayakkabılarla süslenmiş. Şeffaf görünümlü ayakkabılar ise gözlere hitap ediyor ve bütün kadınlara bir kez Külkedisi’nin cam ayakkabısını giyme imkânı sunuyor.                                                                                                                               
Şifon elbiseler, mini şortlar, uzun, renkli etekler, dantelli mini kollu siyah elbiseler, kalem formlu pantolonlar ve tulumlar, 2014 modasının revaçta kıyafetleri arasında.                                                    
Vitrinlerde alışılmış olduğu üzere tek renkli ve az detaylı kumaşların yerine, geometrik, dantelli, enine ve boyuna çizgili, baskılı desenler göze çarpıyor.      
 
Zımba desenlerini ayakkabıdan, çantaya, kıyafetten bilekliğe kadar birçok parçada görüyoruz.
Önünden geçerken kendimizi alamadığımız ayakkabı mağazaları ise ön plana sivri ve kısa topuklu olanları çıkarmış. Arka planda yine platformlu olanlar mevcut, babetler ise bu sezon gençlerin tercihi olmaya devam ediyor. 2014 ayakkabı modası, yedi rengi yansıtmakla kalmamış, bize çok farklı seçenekler sunmuş.                                                                                                                                 

Sadece renkler değil kesimler de çok cesur. Asimetrik kesimleri, kıyafetlerimizden, saçlarımıza kadar birçok şeyde görebiliyoruz. Asimetrik kullanımlar, kişilere de cesaret veriyor ve kalıplaşmış olanın dışına çıkarıyor. Siz de kendi kombininizi kendiniz yaparak fark yaratabilirsiniz.                                  

Bu kadar hareketli olan vitrinler, sizi heyecanlandırıp, yanlış seçimler yapmaya teşvik etmesin. Düşünmek için kendinize zaman, bütçenize şans tanıyın… 
more »

Esmer Güzeli Tatlısı


Hamuru için malzemeler:

Yarım paket kadar margarin

Yarım çay bardağı kadar şeker

2 adet yumurta (bir tanesinin akı, üzeri için ayrılmalıdır)

1 paket kabartma tozu

2 paket kakao

Alabildiği miktarda un

Üzeri için malzemeler:

1 adet yumurta

Şerbeti için malzemeler:

2 su bardağı kadar şeker

3.5 su bardağı kadar süt

Esmer güzeli tatlısının yapılışı:

Şeker, kabartma tozu, kakao, margarin, yumurta ve bir miktar un karıştırılarak hamur yoğrulur.

Şekli verilmiş olan tatlının üzerine yumurtanın akı sürülür ve çatalla süslenir.

Öte yandan, süt ve şeker ile şerbet de hazır hâle getirilir.

Soğuyan bu şerbet, fırından çıkan tatlıya dökülür.
more »

25 Eylül 2013 Çarşamba

Moda 2014 İle

Moda, değişikliği arama ve daha güzel olabilme arzusuyla topluma yerleştirilen yeniliklerdir. Birçoğumuz, modaya uyabilmek için büyük hatalar yaparız. Seçimlerimizi vücut hatlarımızı tanımadan yapabildiğimiz gibi, sırf revaçta diyerek aldığımız birçok ürünle de görsel kirliliğe sebep oluruz. 
Önce beden yapımızı tanımalıyız, sonra kusurlu olan bölgelerimizi geri plana alabilecek seçimler yapabilmenin tüyolarını öğrenmeliyiz.   

 
Enine ve boyuna tasarlanmış çizgiler, hiçbir zaman yok olmuyor. Bu sezon da fazlasıyla yer alacaktır. Farklı renklerdeki geometrik desenler, hacimli kıyafetler, payetler, metalik renkler, deri görünümlü ve baskılı kumaşlar 2014 ilkbahar yaz sezonunda bizimle olacaktır.                                                    
Etek modası, son yıllarda dönüş yaptı. Uzun, bol, kloş, yüksek belli ve kemerli olanları, en canlı renkleriyle bize merhaba diyecektir. Sarı, yeşil, mavi, kırmızı olarak tasarlanan renkler 2014 yaz renkleriyle bizi cesur olmaya davet edecek. Yüksek bel kalem eteklerle kombin yapılabilmesi amacıyla tasarlanan gömlekler, iş ortamında da şıklıktan ödün vermeyen kadınlara yardımcı olacaktır.          
Vitrinlerde tüm albeni ve renkleriyle bizi cezbeden ayakkabı trendinde sıra… Dolgu taban ve platformlar yine baş sıralarda yer alacak. Babetlerin tahtı bu sezon da sarsılamayacak. 2014 yaz sezonu cesur bir giriş yaparak, bunu en fazla renkli ayakkabılarda gösterecek. Simli, taşlı, çiçek ve zebra desenleri ile tasarlanan ayakkabılar, kombinimizi tamamlamada temel aksesuarlarımız olacaktır.                                                                                                                                                                        
2013’nin devamı niteliğinde bir yıl yaşatıyor 2014 yaz modası bizlere. Durağan yapılan kombine canlı renklerde seçilen bir çanta ya da plastik kordonlu bir saat ile dikkatleri üzerinize çekebilirsiniz.
more »

2014 Modasından Seçmeler


Bazı kelimeler vardır ki, karşıladığından çok daha farklı anlamlar yüklenir ona; örneğin moda. Ne zaman moda sözcüğünü duysak, aklımıza ilk gelen şıklıktır, zarafet ve letafettir. Bu yanlış algıdan kurtulmak her ne kadar kolay olmasa da, giyimdeki kimi ayrıntılara dikkat ederek doğruyu bulabiliriz. Modayı takip etmek bir yana, bize uygun olanı seçmek, bedenimize, tenimize, kısacası kendimize uyarlamak çok daha önemlidir. Zaten şıklığın sırrı da işte buradadır. Ayrıntıların önemini hep duyarız da, iş uygulamaya gelince, nedense önemsemeyiz. Oysa bilmeyiz ki, kendi modamızı yaratmanın yolu, bize has küçük değişikliklerdir. Daha önemlisi, erkeklerin de bu konuya ne kadar dikkat ettiklerini göz ardı ederiz.
                        
2014 ilkbahar/yaz modasının hangi esintileri getirdiğine bakalım ki, neleri ve nasıl kombinleyebileceğimiz hakkında fikrimiz olsun.                                                                                                

Siyahla-beyazı, siyahla-kırmızıyı kombinledik geçen yıl. Bu yıl ise siyah minik elbiselerin üzerinde saks mavisi klasik tarzlı ceketler görüyoruz.  Kalem formlu pantolonların üzerinde smokin formlu bluzlar, çizgili desenlerle tek renklerin kombini, uzun bol eteklerin altına sandaletler; çiçek, baskı, zebra desenleri 2014 sezon modasının tercihlerinde baş sıralarda yer alıyor.
 


Ayakkabılarda sivri burunlar dikkat çekiyor. Şeffaf görünümlü ince topuklu ayakkabılar ile metalik renkli olanlar 2014 ayakkabı modasını temsil ediyor.                                                                          

Çantalar, başta sarı olmak üzere, canlı renkleriyle bize gülümsüyor.  Baskılı, yılan desenli ve şeffaf görünümlü olarak hazırlanmış bu sezona.                                                                                              

Şimdi sıra sizde… Moda olanla size yakışanı güzel bir kombin yapabilirseniz, sınavın şıklık bölümünü başarıyla tamamlamış olursunuz.
more »

2014 Modasında Neler Var?


Gazetelerin köşelerinde dahi bize ne yakışıra, sezonun gözdelerine yer vermeleri çok şeyi değiştiriyor. İnsanlar, özel bir çaba sarf etmeden moda olan renklerden, kılık kıyafete kadar birçok konuda bilgi sahibi oluyor. Nerede, nasıl giyinileceğine dair güzel bilgiler öğreniyor. Sokaklarda, insanların giyimlerinde her geçen gün daha itinalı olabildiklerini gözlemleyebilirsiniz. Erkek, kadın fark etmeksizin herkesin de merakıdır sezonun modası.                                                                                 

En büyük yeniliği ayakkabılara getirmiş 2014 modası. Daha önceki yılların aksine rengârenk bir şölen karşılıyor bizleri. Siyah, kahverengi, derken vizon, e biraz da pudra tonlarını görür olmuştuk ayaklarda. Ama bu sezon bambaşka bir atmosfer var, en çok sevilen aksesuarlarda. Her rengi görebildiğimiz gibi şeffaf formda olanlar da eklenmiş 2014 ayakkabı modasına. Burunları sivri; görünümlerinde ise yılan derisi ve zebra desenleri hâkim.                                                                          

Çantalar, içini gösterir şekilde tasarlanmış. Zebra desenlerini görüyoruz. 2014 çanta modası da çok renkli. Çantalar, en renkli ve cesur yılını yaşıyor 2014 sezonunda. Vitrinlerde sarı rengi hâkim, durağan kombinleri canlandırabilmenin farklı bir seçeneği olarak.
 
                                               

Transparan bilezik ve plastik, renkli saatler, tasarımları tamamlamada bize katkı sağlıyor.           

Çiçek desenleri yine var, ancak enine ve boyuna çizgiler revaçta bu yıl. Baskılar, zımbalar, payetler, şifonlar, tüller, dantellerle süslenmiş dinamik bir dönem bekliyor bizleri.                                          

Yüz güzelliğini ortaya çıkarmak isteyenler, daha kısa ve modern saç kesimlerini tercih ederken; uzun saçı tercih edenler, maşalarla elde edilmiş buklelerle farklı bir hava katmaya devam edecekler.
more »

2014 Modasına Seyahat


Modayı takip etmek diye bir eylem kalmadı artık; çünkü moda, her zaman ve her yerde bizimle iç içe yaşıyor. Dergiler, gazeteler, en çok da sürekli takip ettiğimiz internet siteleri, özel bir çaba sarf etmemize gerek bırakmadan bizi moda yolculuğuna çıkarıyor.                                                 

Şimdilerde de 2014 modasının bize neler getirdiğini görelim. En çok dikkatleri üzerine toplayan transparan görünümlü aksesuarlar… Renklerle birleşen bu şeffaf formlar, göz zevkini okşayıp, dikkatleri üzerine çekiyor. Ayakkabılara, çantalara, en çok da bileziklere verilen bu yenilik 2013 sezonunda hem vitrinlerde hem de kişilerde göze çarpıyor.                                                                 

Bebe yakalı gömlekler, smokin kesimli bluzlar, mini elbiseler, şifon elbiseler, kalem formlu etek ve pantolonlar, mini şortlar, kombinlerimizde yer alıyor.


Turuncu, kırmızı, sarı, bebek mavisi, nane yeşili ve daha yumuşak tonlarda olan pembe ve pudra tonları, 2014 sezonunun moda renkleri arasında yer alıyor.                                                        

Çiçek desenleri, enine ve boyuna çizgiler, zebra deseni sezonun göze çarpan detayları arasında bulunurken; danteller, deriler, baskılar, payetler de, bu yılın gözdelerindendir.                              

Ayakkabılarda şeffaf görünümler moda. Zebra deseninin yerini yılan derisi almış durumda. Sivri burunlar, alçak topuklar, 2014 ayakkabı modasının başrollerini paylaşıyor. Ayakkabıda bu sezon kombinlerimize uyum sağlaması sebebiyle pudra rengi tercih ediliyor.                                     

Revaçta olanları paylaştık. Size nelerin yakışacağını tespit etmeyi ve alışveriş kısmını da size bıraktık.
Tasarımlarınızı yaparken, hayal gücünüzü de yanınıza almayı unutmayın.
more »

2014 Modasına Genel Bakış

2014 ilkbahar/yaz modasına göz atmadan önce, moda kavramının üzerimizdeki etkisine değinelim.  Yemek için yaşamak ve yaşamak için yemek, söylemini hepimiz duymuş ya da okumuşuzdur. Bunun gibi, muadili değilse de, benzeri yeni bir anlayışın; yani örtünmek için giyinmek ve giyinmek için yaşamak gayesinin ayrımını çağımızın biraz da dayatmasıyla benimsemek durumundayız.                

Özellikle kadınlar adına durum öyle bir boyuta varmıştır ki, aç gezebilir, acı çekebilir, ancak şıklığından hiç mi hiç ödün vermez! Tüm mağazaların didik didik incelenmesi artık yeterli gelemediğinden, sanal mağazalara da şöyle bir el atmış, ne var ne yok diye araştırmaya başlamışlardır. Fiyatlar bile bir dereceye kadar önemini yitirmiştir. Yeter ki kaliteli ve ondan da fazla, gösterişli olsun istenir.                                                                                                                                            

Elbette hemen her kadın, özel bir kıyafetin kendisini de özel göstermeye yetmeyeceğini bilir, fakat modanın, tıpkı teknoloji gibi peşi sıra yetişilemez bir hızla ilerlemesi, takip edememekten doğan demode olma korkusu, revaçta olanı kendi beğenisiyle uyuşturma gayreti derken, bir türlü istenildiği gibi giyinilememiştir. Bu da demektir ki, gereği gibi şık olunamamıştır! E hâliyle, alışveriş tutkusu da asla son bulmaz. Öyleyse alışverişimize devam edebilmek için 2014 ilkbahar/yaz modasına kısaca göz gezdirelim.    


                                                                                                                                                    
2014 ilkbahar/yaz modasında da aynı arayış sürüyor. Bu sezon bize gökkuşağının bütün renklerini getirdi. Maviler, kırmızılar, sarılar, yeşiller, pembeler, metalik renkler…                                            

Çiçek, çubuk, zebra desenleriyle, şeffaf olarak tasarlanan aksesuarlar, 2014 sezon modasında yer alıyor.
more »

2014 Modasına Dair


Yeşil, kırmızı, sarı, pembe, mavi… Renkler, 2014 sezon modasında çok göz alıcı. Moda, bazen hiç sevmediğiniz renkleri ön plana çıkararak, cazibesini arttırır. Tercih etmediğim bir renkti, ama bu sezon gözüme sıcak göründü, denildiğini sık sık duyarsınız. O zaman bir göz atalım bu sıcak renklerin manasına…                                                                                                                                                         

Kırmızı: Dinamik ve canlı bir ruh haline sokar.                                                                                  

Mavi: Özgür ruhluların severek tercih ettiği bir renktir.                                                                               

Sarı: Dikkat çekmeyi sevenlerin ve neşeli olmayı yaşam sebebi kılanların rengidir.                         

Yeşil: Önce huzuru seçenlerin, düzenli yaşama önem verenlerin rengidir.                                         

2014 yılında da bu renkler, hem ruh hâlini yansıtmak isteyenlere hitap ederken, hem de içinde bulunduğu psikolojiyi değiştirmek isteyenlere seçenek sunuyor.                                       

Ayakkabıdan çantaya tüm aksesuarlara bahar gelip, renklerini bıraktı. Baskı, zımba, çiçek, enine ve boyuna çizgilerle birleşen renkler, moda severlere yepyeni kombin seçenekleri yaratıyor.

Smokin formlu bluzlar, kalem pantolonlar, dantel elbiseler, mini şortlar, bol, uzun etekler, 2014  yılının trendleri arasında.   
                                                                                                                                         

Uzun ince topuklar, yine baş tacımız. Sivri burunlara bir geçiş söz konusu, bazı modellerde de daha kısa topuklar bizi karşılıyor. Yılan derisi, leopar deseninin tahtını sarsmış durumda. Düz ve ince bantlı sandaletler de 2014 yaz modasında bize eşlik ediyor.                                                                     

Transparanı bu sezon sadece kıyafetlerde değil,  birçok aksesuarda görüyoruz. En fazla çanta ve bileziklere verilen şeffaf formlar şıklığımızı destekleyip, kombinimizi tamamlayacak.
more »

2014 Modasına Bakış


Her geçen gün bilinçlenip, dış görünüşümüze de gereken önemi vermeye başladık. Giyim, örtünme ihtiyacından sıyrılarak, tamamen göze hitap eder hale geldi. Hepimiz az ya da çok modayı takip edip, sezona göre giyinmeyi hobi edindik.                                                                                                                   

2014 moda renklerinde canlı renkleri sevenler için sarılar, yeşilin tonları, kırmızılar; naturel ve pastel renkleri sevenler için yine pudra, nude tonları mevcuttur. Metalik tonları da sık sık bu sezonda göreceğiz. Renkleri doğru olarak kombinleyebilirsek harikalar yaratabiliriz. Korkmadan, biraz araştırarak, biraz da yaratıcılığımızı katarak kendi tarzınızı oluşturabilirsiniz. Örneğin siyahla beyazı, sarıyla turuncuyu ya da yeşille sarıyı kombinleyebileceğimiz gibi mavinin tonlarını kullanarak yumuşak geçişler de yapabiliriz.   
 
                                                                                                         

Minik siyah elbiseler, yine vazgeçilmezlerimiz arasında yer alacak. Dantelli elbiseler, uzun, bol etekler, çiçek desenleri, ama daha da öne çıkan çubuk desenlerini 2014 yaz trendlerinde fazlasıyla göreceğiz. Şifon elbiseler, yine bu yaz sezonunda en büyük kurtarıcımız olmaya devam ediyor.          

İnce ve kalın bantlı topuklu ayakkabılar, şıklığımıza katkıda bulunacak. Çiçekli, geometrik desenli, baskılı, hayvan derisi görünümünde olacaklar. Sivri burunlu ve kısa topuklu ayakkabılar, 2014 ilkbahar yaz sezonunda bize eşlik edecek. Şeffaf ve transparan görünümler ise 2014 İlkbahar yaz ayakkabı sezonunun en revaçtaki modellerinden olacaktır.                                                                         

Bütün kış kahve saç tonlarını kullandık. Baharla birlikte renkler de yumuşayacak ve balköpükleri, karameller, sıcak kahveler, bakır ve saman tonundaki sarılar 2014 moda saç renklerinde en çok tercih edilenlerden olacaktır. Siyah severler ise fark yaratıp, mavi siyahlarla yollarına devam edeceklerdir.
more »

2014 Modasına Açılan Pencere


İnsanlar kıyafetleriyle karşılanır, fikirleriyle uğurlanır, atasözünden de anlaşılacağı üzere, ilk izlenimlerde kılık kıyafetin kesin bir etkisi olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Şıklığın yanı sıra, zaten biraz da bu yüzden değil midir, bize en çok yakışanı edinebilme, giyinebilme arzusu? O hâlde biz de 2014 ilkbahar/yaz modasına bir yolculuğa çıkalım.

Transparan bilezikler, tasma şeklindeki boncuklu aksesuarlar, plastik renkli kordon saatler, sezonun hitleri arasında yer alıyor.

Kısa topuklu, sivri burunlu ayakkabılar, yılan derisi ve zebra görünümleriyle 2014 yılının ayakkabı modasını oluşturuyor.      
Birçok rengi bünyesinde barındırdığı gibi, şeffaf görünümde olanları da mevcuttur.    
  


Her tasarımla uyum sağlayabilen pudra renkli ayakkabılar da, en çok tercih edilenlerin başında yer alıyor.                                                                                                                                                                      

Sarı çantalar, kombinlerimizi canlandıracaktır. Farklı birçok seçenekle de, gözlere hitap ediyor. Örneğin zincirli saplarıyla yine zebra desenli çantaları görüyoruz. Canlı renklerin ve transparan görünümlerin bileşimiyle oluşturulan yeni tasarılar da, farklılığı arayanlara da güzel bir seçenek sunuyor.                                                                                                                        

Kalem formundaki pantolonlar, şifon elbiseler, mini şortlar, bebe yaka gömlekler, smokin formlu bluzlar, tek renk klasik ceketler, uzun, bol etekler, 2014 yılının en çok tercih edilen kıyafetleri arasındadır.                                                                                                                                                

İri çiçekli, enine ve boyuna çizgili ve baskılı desenleri görüyoruz. Deriler, şifonlar, danteller payetler, 2013 sezonunun en revaçtaki raf misafirleridir.                                                                                       

Asimetrik saç kesimleri ve her zevke hitap edebilecek çeşitli güneş gözlükleri seçenekleriyle kombinlerinizde kendi tarzınızı yaratabilirsiniz.                                                                            
more »