Artık denemelerimi sizlerle buradan paylaşıyorum. Yorumlarınızı da bekliyorum. Sevgiler...
http://www.meleklermekani.com/portal/yazgin-mi-algin-mi-makale,8.html
http://www.meleklermekani.com/portal/simdi-tam-zamani-makale,9.html
http://www.meleklermekani.com/portal/bir-sen-daha-makale,10.html
http://www.meleklermekani.com/portal/kucuk-kacamaklar-makale,11.html
http://www.meleklermekani.com/portal/seni-seviyorum-makale,16.html
http://www.meleklermekani.com/portal/karsi-cins-makale,36.html
more »
23 Aralık 2012 Pazar
Kakaolu Kurabiye
Akşamları çay keyfi
yaparken, yanında harika birer atıştırmalık olacak.
Üstelik çok büyük gönül rahatlığı ile tüketeceğiz; çünkü kendi mutfağımızdan ve
kendi elimizden çıkacak. Son zamanlarda benim de çok tükettiğim bisküvi,
çikolata ve gofrete fazlasıyla seçenek oluşturacak. Kısa sürede bizim evde
vazgeçilmez hâline geldi. İçerisinde mısır nişastası bulunması, çok
çıtırlı bir tat bırakıyor ağızda. Bilinen un kurabiyelerinin aksine, bisküvi
havasında. En büyük özelliği de, hiç bayatlamaması ve misafire ikram için her
daim beklemesi. Şimdi bu muhteşem lezzetin yapılışına göz atalım...
Malzemeler:1 paket mısır nişastası
1 çay bardağı şeker
1.5 çay bardağı un
3 kaşık kakao
4 kaşık tereyağ
1 yumurta
1 paket kabartma tozu
4 kaşık hindistan cevizi
16 Aralık 2012 Pazar
Trabzon Hurması Tatlısı
Trabzon Hurması... İlk defa duyduğumda ilgimi çekti. Tam kızarmamış domates gibi. Sonra da
ne kadar faydalı bir besin olduğunu öğrendim. İlk defa tattığımda da hiç alışık
olmadığım bir lezzeti keşfettim. Şirin bir tatlı hâline getirilmiş ve minik
kuplarda çok iştah açıcı görünüyor, masada harika bir görsellik yaratıyordu.
İşte tüm övgülerimi hak eden bu basit ama farklı tatlı...
Trabzon hurmasını rondodan geçirip, istediğimiz bir cam kâseye boşaltıyoruz. Üzerine dondurma ve en üstüne de şam fıstığı ekleyerek süslüyoruz. Böylece turuncu, beyaz, yeşilden oluşan renk cümbüşümüz hazır.
Buradaki önemli nokta, hurmanın yeterince olgunlaşmış olması gerektiğidir. Aksi halde aynı keyfi alamıyoruz.
more »
Trabzon hurmasını rondodan geçirip, istediğimiz bir cam kâseye boşaltıyoruz. Üzerine dondurma ve en üstüne de şam fıstığı ekleyerek süslüyoruz. Böylece turuncu, beyaz, yeşilden oluşan renk cümbüşümüz hazır.
Buradaki önemli nokta, hurmanın yeterince olgunlaşmış olması gerektiğidir. Aksi halde aynı keyfi alamıyoruz.
9 Aralık 2012 Pazar
Yaşamın Ötesinde/Richard Matheson
Ölümden sonrasını düşündüğümde, zihnimde hep somut ve yavan
görüntüler beliriyordu. Cehennem, sonsuz bir ateş; cennet ise yine sonsuz
yeşillikler diyarı... Bunun için olsa gerek, düşüncelerimde pek yer
kaplamayamazdı.
Chris Nielsen ve Annie ile cennet ve cehenneme farklı bir pencereden bakabilecek, kimi bilinmezlikleri, hayal gücü sınırlarınızı zorlayarak çözümleyebileceksiniz. Evrene dair anlayışınız da yine değişecek, biraz felsefi, biraz hayalperest, bakış açınıza sıra dışı bir yön verecektir.
more »
Chris Nielsen ve Annie ile cennet ve cehenneme farklı bir pencereden bakabilecek, kimi bilinmezlikleri, hayal gücü sınırlarınızı zorlayarak çözümleyebileceksiniz. Evrene dair anlayışınız da yine değişecek, biraz felsefi, biraz hayalperest, bakış açınıza sıra dışı bir yön verecektir.
2 Aralık 2012 Pazar
Angela'nın Külleri/Frank McCourt
Çok beğenerek
okuduğum ve uzun süre etkisinden kurtulamadığım bir otobiyografik roman. Çok
şeyi anlayabildiğimizi zannedersek de, aslında yaşamadığımız hiçbir şeyi
anlayamıyoruz. Sefaleti, yoksulluğu biraz olsun hissedebilmek için bu kitabı
okumalıyız.
Açlığın nasıl
bir duygu olduğu, ancak bu denli güzel yansıtılabilir satırlara. Gazete
kâğıdına bulaşmış yiyecek artıklarının ve yağ bulaşığının aç bir insanı ne
kadar cezbettiği de, kitabın bende bıraktığı derin izlerin başında geliyor.
Yaşamdaki her
şey, bir çocuğun penceresinden farklı görünür. Angela'nın Külleri'ni de
ayrıcalıklı kılan, Frank McCourt'in gördüklerini, sefaletin izini bir çocuğun,
kendi çocukluğunun gözlerinden böylesine gerçekçi anlatmasıdır.
more »
18 Kasım 2012 Pazar
Tırnak Bakımı
Zararlarını
bilsek bile makyaj malzemelerinin cazibesinden alamıyoruz kendimizi. Özellikle beni
en çok çeken oje, direkt ilgi alanıma giriyor. Gülkurusu, sedefli beyazlar, hiç
vazgeçemediğim renkler arasında. Bunun yanında havasız kalan tırnaklarım ve
asetonun verdiği zararlar içimi sızlatsa da, yine de vazgeçemiyorum bu sevimli
renkli şeylerden.
Ojeden
vazgeçemem diyor, ama tırnaklarımı desteklemek, bakımını yapmak adına
yapabileceklerimizi merak ediyorsanız işte:
Asetonla
ojelerimizi temizledikten sonra, mutlaka ellerimizi bol suyla yıkayarak
mümkünse sabunla, tırnaklara masaj yaparak asetonun kalıntılarından kurtulmaya
çalışmalıyız.
Sonrasında
salatalarda kullandığımız limonun posasının üzerine biraz tuz dökerek, bu tuzlu
limonla tırnaklarımızı ovalamalıyız. Biraz bekletip, öyle yıkayabiliriz.
more »
11 Kasım 2012 Pazar
Doğal Peeling
Güneşli
havalar, bizi bir süreliğine terk etti. Ama bu bulutlu günleri de en güzel
şekilde değerlendirebiliriz diye düşünüyorum. Kış günleri ile birlikte peeling için en uygun tarihler
içerisine de girmiş bulunuyoruz. Peeling işlemi, cildimi çizme endişesi
yüzünden beni hep korkutmuştur ve uzak durmuşumdur. Ama iyi ki denemişim;
sonuçtan çok memnun kaldım, sizlerle paylaşmaya karar verdim.
Eşit
miktarlarda mısır unu ile kili karıştırıyoruz. Biraz el kremi,
biraz da su ekleyerek krem kıvamına getiriyoruz. Bunu istediğimiz bölgeye
sürüp, biraz kuruduktan sonra hafifçe ovarak çıkarıyoruz.
Ellerde ve
yüzde harika sonuç veriyor. Hiçbir kremin veremediği yumuşaklığa sahip
olduğumuz gibi, ölü derilerden de tamamen arınmış oluyoruz.
Ben ilk defa
denedim; harika sonuç verdi. Cildim yumuşacık ve kadife gibi oldu. En önemlisi,
aynaya her baktığımda cildimin yenilendiğini ve tazelendiğini görüyorum.
more »
4 Kasım 2012 Pazar
Simyacı/Paulo Coelho

Başından sonuna
kadar hiç sıkılmadan okudum. Ne uzatılmış betimlemelere, ne de soyut kavramlara
yer verilmiş. En başından itibaren hareketli başlayıp, aynı hızda da
canlılığını korumuş.
Evrenin bir
dili olduğunu ve bize bazı işaretler sunduğunu anlatmış. Biraz daha anı
yaşayarak, endişelerden arınarak, yüreğinin sesini dinleyerek çok şeyin
cevabını bulabileceğimizden bahsetmiş. En önemlisi de bu dili, doğarken
hepimizin bildiği, ancak zamanda unuttuğumuz gerçeğine yer vermiş. İşte bu
romanda hepimiz içimizdeki sesi duyup, içerden gelen sesin ve evrenin dilinin manasını
bulacağız.
Her şeyden öte,
felsefi bir yönü olan bu kitabı ikinci kez okudum, ihtiyacım olduğunu
düşündüğüm bir anda ve yeni kazançlar elde etmek için.
Biraz da
kitabın kendi satırları konuşsun:
''Kim olursan
ol, ne yaparsan yap, bütün yüreğinle gerçekten bir şey istediğin zaman, evrenin
ruhunda bu istek oluşur. Bu, senin yeryüzündeki özel görevindir.''
more »
28 Ekim 2012 Pazar
Ferrari'sini Satan Bilge/Robin Sharma
Harika
maddeler çıkarmış ve başucuma asmıştım. Onları paylaşmam yeterli gelecektir,
kitabın değerini anlamamız için.
Bir alışkanlık,
30 günde aralıksız yapılarak kazanılır.
Alışkanlığın yerleşebilmesi
için her gün aynı saatte aynı şeyi yapmamız gerekir.
Ruhsal
dinginliği sağlayabilmemiz için her gün en az 15 dk. en fazla 50 dk. aynı yerde
sessizliğimizi korumalıyız.
Zihninin
çağırdığını yaşarsın. Bu yüzden tek bir negatif düşünceye yer vermeden her gün
arzu ettiğin yaşamı hayal etmene izin ver. Zihnin gücünden şüphe ediyorsan, üst
üste konulan tuğlanın el gücüyle nasıl kırıldığını düşün.
Vejetaryen türü
beslenme, doğru bir beslenme biçimidir. Bir süre salata ile beslenerek kendini
deneyebilirsin. Kısa sürede kendini daha dinç hissedecek, yorgunluğun minimuma
inecektir.
more »
25 Ekim 2012 Perşembe
Dünden Bugüne
Hem güncel kitaplardan, hem de klasiklerden
okumaya devam ediyorum. Ayrıca daha önceden okumuş olduğum ve çok beğendiğim
bazı kitapları yeniden okuyorum; hatırlayıp ona göre yorumlarımı yazabilmek
için.
Kimi kitaplar, güzelliğinden ve öğreticiliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Dün neyse, bugün de o oluyor. Ama kimi kitaplar var ki, ilk okuduğunda çok şey bulduğun kitap, tekrarında hiçbir şey vermiyor. Neyini beğenmiş olduğuna kendin bile şaşırıyorsun. Değişen ben miyim, yoksa kitaplar mı? Bu değişim, gelişim yolunda atılmış bir adım mı, yoksa insanın yüreğindeki tatminsizlik burada da mı kendini gösteriyor, henüz karar veremedim.
Kimi kitaplar, güzelliğinden ve öğreticiliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Dün neyse, bugün de o oluyor. Ama kimi kitaplar var ki, ilk okuduğunda çok şey bulduğun kitap, tekrarında hiçbir şey vermiyor. Neyini beğenmiş olduğuna kendin bile şaşırıyorsun. Değişen ben miyim, yoksa kitaplar mı? Bu değişim, gelişim yolunda atılmış bir adım mı, yoksa insanın yüreğindeki tatminsizlik burada da mı kendini gösteriyor, henüz karar veremedim.
Bildiğim
bir şey var ki, ne zaman o satırlara ihtiyacın olursa, işte o zaman o kitap
gelip seni buluyor. O en çok ihtiyacının olduğu zaman diliminde senin için çok
şey ifade edip satırlardan çıkıyor, yüreğine yerleşiyor. Doğru zaman, doğru
satırlar ve doğru kişi üçlemesi birbirini tamamladığı zaman oradan çıkacak
enerjiden haz almamak mümkün değil.
more »
21 Ekim 2012 Pazar
Piruze/Sinan Akyüz
Çok akıcı ve
yalın bir dille anlatılmış. Bu yüzden hiç kitap okuma alışkanlığı olmayan
insanlar da rahatlıkla okuyabilirler. Günün bütün stresine ve karışıklığına
rağmen yorgunluk ve dikkat gerektirmeden rahatlıkla okunabiliyor.
Piruze'nin duygularını bir erkeğin bu kadar güzel dile getirebilmiş olması,
beni ayrıca mutlu etti.
Bir kadının
duygularının tüm somutluğunu, yanlış karar verilmiş evliliğin hayata
etkilerini, kapı aralığından duyuluyormuş hissi veren sohbete tanık olma tadını
veren bir paylaşım...
more »
14 Ekim 2012 Pazar
Meyveli Yoğurt
Bol kalsiyum deposu olan yoğurdun ne kadar faydalı
olduğunu hepimiz duymuşuzdur. Tüketimine gelinceyse, hep sonraya erteleriz.
Tıpkı benim yaptığım gibi.
Yoğurdun faydalarıyla ilgili birkaç yazı okuduktan sonra, yoğurt hakkında aslında hiçbir şey bilmediğimi fark ettim. İnsan sağlığına katkısı olan bu besinden yeterince yararlanmak gerekir. İşte en çok aklımda kalanları:
Yoğurdun faydalarıyla ilgili birkaç yazı okuduktan sonra, yoğurt hakkında aslında hiçbir şey bilmediğimi fark ettim. İnsan sağlığına katkısı olan bu besinden yeterince yararlanmak gerekir. İşte en çok aklımda kalanları:
Sinir sistemini düzenler, saçların, dişlerin
ve kemiklerin gelişiminde çok büyük katkısı vardır. Cilde harika bir
parlaklık verir, diş taşı oluşumunu engeller, vücuttaki mikropları öldürür. Bağışıklık
sistemini kuvvetlendirir.
Yoğurt tükettikten sonra midemde bir rahatsızlanma söz konusu olur; hep bir erteleme mücadelesine girerim. Ama bu kadar yararlı olan gıdadan da mutlaka tüketmek gerekiyor. İşte bu yüzden yoğurda mevsim meyvelerinden ekleyerek tüketiyorum. Elma, armut, üzüm vs. Böylelikle hem yoğurdun nimetlerinden yararlanıyorum, hem de midemde herhangi bir rahatsızlık hissetmiyorum. Ev yoğurdu olmasına ve suyuyla birlikte tüketmeye özellikle dikkat ediyorum.
Yoğurt tükettikten sonra midemde bir rahatsızlanma söz konusu olur; hep bir erteleme mücadelesine girerim. Ama bu kadar yararlı olan gıdadan da mutlaka tüketmek gerekiyor. İşte bu yüzden yoğurda mevsim meyvelerinden ekleyerek tüketiyorum. Elma, armut, üzüm vs. Böylelikle hem yoğurdun nimetlerinden yararlanıyorum, hem de midemde herhangi bir rahatsızlık hissetmiyorum. Ev yoğurdu olmasına ve suyuyla birlikte tüketmeye özellikle dikkat ediyorum.
7 Ekim 2012 Pazar
Merhaba
Kimi zaman okuduklarım, öğrendiklerim, içimde bir çığlık atar ve dışarı çıkmak ister. Çareyi yazmakta bulurum böyle zamanlarda.
Denenmiş olan ve onay alan her şeyi çok seviyorum. Direkt bir güvenle yola çıkıyorum. İşte bu yüzden ben de, sizlerle bir paylaşım içerisine girmeye karar verdim.
Annemden çok sevdiğim lezzetleri, en çok beğendiğim ve altlarını çizdiğim kitapları, kendimde ve çevremde denediğim güzellik, bakım tariflerini, sağlıkla ilgili deneyimlediğim pratik bilgileri paylaşacağım. Ayrıca bilgiyi öğrendiğim kaynağı biliyorsam, mutlaka belirtmeye özen gösteriyorum.
Umarım ki paylaşımlarım faydalı olur. Geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Sizlerin de olumlu yorumlarınızı bekliyorum.
more »
Hurmanın Yararları
Lezzetini çok
sevdiğimden olsa gerek, adını duyduğumda bile yüzümde bir gülümseme oluşur.
Lezzetleri sıralamaya koysak, en tepede yer alır benim için. Hurmada bulduğum tadı hiçbir şeyde
bulamıyorum.
Öğleden sonra yorgunluk, hafif açlık, bir de
uyku hali çöker. Gün bitmeden enerjimiz
biter. Yoğun bir çikolata isteği duyarız. İşte böyle zamanlarda hurma yetişiyor
imdadımıza. Bir ya da iki tane hurma,
hemen etkisini gösteriyor. Kısa sürede vücutta bir dinginlik ve enerji
depolandığını görüyoruz. Tokluk hissi
beliriyor ve en önemlisi şekere, hele hele de çikolataya duyulan ani istek
kayboluyor.
Özellikle biz kadınlar, sık sık kansızlık problemiyle karşılaşıyoruz.
Böyle dönemlerde demir deposu bol
olan hurmadan yeterince faydalanabiliriz.
more »
4 Ekim 2012 Perşembe
Ev Pizzası
Malzemeler:
Yarım
fincan şeker
Yarım çay
bardağı sıvı yağ
Yarım paket yaş maya
1 çay kaşığı tuz
Aldığı kadar un
Kaşar Peynir
Su
Sosu İçin:
2 tane domates
2 diş sarımsak
1 çay kaşığı
tuz
1 çay kaşığı
karabiber
1 çay kaşığı
kimyon
1 tatlı kaşığı
kekik
Yapılışı:
Yağlanmış
tepsiye hamur inceltilerek serilir. Rendelenmiş domateslerin içerisine
baharatlar ve sarımsak da eklenerek, hazırlanan sos hamurun üzerine
sürülür.
Sucuk, salam,
sosis, pastırma, mantar, zeytin gibi, elimizdeki malzemeleri üzerine
yerleştiriyoruz. En son da kaşar peyniri rendesi, domates ve yeşil biberle
süslüyoruz.
Lezzetine
doyamayacağımız ev yapımı pizzamız, fırına gitmeye hazır bulunuyor.
more »
28 Eylül 2012 Cuma
Lor Peynirli Tatlı
Hamuru İçin:
1 çay bardağı eritilmiş yağ ya da sıvı yağ
1 çay bardağı hindistan cevizi
1 paket kabartma tozu
Yarım kg lor peyniri
3 çorba kaşığı un
2 paket vanilya
3 adet yumurta
Yeterince irmik
Şerbeti İçin:
4.5 su bardağı şeker
4 su bardağı su
Yarım limon suyu
Yarım limon suyu
Yapılışı: Önce peynir, yumurta ve yağı birlikte yoğrulur. Daha sonra un, kabartma tozun, vanilya ve hindistan cevizin de eklenerek yoğurmaya devam edilir. Son olarak irmik de ilave edilerek, ele yapışmayan kıvamda bir hamur haline getirilir. Küçük parçalar koparılarak şekil verilir ve yağlanmış tepsiye yerleştirilip, fırına verilir.
Bu arada şerbeti kaynatılır.
Şeker ve sıcak suy birlikte 5 dk kaynatıldıktan sonra limon suyunu da eklenerek
ocağın altı kapatılır. Şerbet de tatlı da sıcak olmalıdır. Fırın
kapatıldıktan sonra tatlılar 5 dk fırında bekletilip, şerbetini iyice emmesini
sağlanır. Üzeri de hindistan cevizi ile süslenir.
20 Eylül 2012 Perşembe
Acımak/Stefan Zweig
Yabancı klasiklerin arasında ismi pek duyulmamış olması,
beni biraz üzdü; çünkü benim için klasikler arasında ilk sıraya geçti. Çok beğenerek
okudum ve özenle muhafaza ediyorum.
Uzun yıllar hafızamdan silinmeyecek kadar
güçlü ve canlı bir anlatımla karşı karşıya kaldım. Kahramanlar, kitap
sayfalarında hapsolmamışlar, soluklarını hissedebiliyorum.
Edith
nasıl bir karakter ki, yüreğini çıkarıp eline koymuş; sakatlığı, duyguları,
yaşama bakışı, acısı, vazgeçisi...
Hofmiller,
tam bir yaşanmışlığı barındırıyor; acıma, nefret, idare, vicdan, korku,
şaşkınlık...
Kekesfalva,
İlona, doktor ile karısı, hatta albay... Her birine tek tek değinmek
yerine, sizi onlarla tanışmaya davet ediyorum.
more »
Gülistan/Sadî-î Şirazî
Bu kitapla ilgili yorum yazmıyorum. Alıntılar, yeterince
konuşacaktır.
"İki şey hafifliktir: Birisi konuşulacağı ve
söylenileceği vakit susmak diğeri de susmak icap ettiği zaman söz
söylemek."
"Nice süratli koşan atlar, yarı yolda kaldılar.
Fakat topal eşek ulaşacağı yere vardı. Yine bunun gibi nice sağlam insanlar
ölüp topraklara gömüldüler, fakat yaralı ölmedi, yaşadı."
"Akıllı insan, şaka ile söylenen sözden bile ders
alır ve istifade eder, bir hisse kapar. Cahile yüz kez dahiyane söz söylesen
kulağına girmez, ona vız gelir, masal sanır."
"İnsan dua zamanı duasını yapmalı, kerem zamanı
da eli cebina gitmeli. Aksi taktirde dua etmenin, göklere el açıp kaldırmanın,
yalvarıp yakarmanın ne faydası var?"
"Çelik kollu birisiyle pençeleşen kendisinin
gümüş gibi narin bileğini incitmiş olur. Zamanını bekle. Felek o zalimin elini,
kolunu bağladığı gün sen de istediğin gibi onun beynini oyar, çıkarırsın."
"Edepsiz ve terbiyesiz insanlar içinde akıllı bir
zatın sözüne ehemmiyet verilmezse şaşma."
"Yiyen ve yediren cömert bir insan, oruç tutup da
kimseye bir şey vermeyen kuldan daha iyidir."
more »
10 Eylül 2012 Pazartesi
Tarçınlı Kurabiye
Malzemeler:
1 paket margarin( tereyağ olabilir,
birazı sıvı yağ olabilir.)
1
fincan pudra şekeri
1
fincan, küçük parçalara ayrılmış ceviz
1 paket kabartma tozu
10 fincan un
Yapılışı:
Margarini(oda sıcaklığında) şekerle
karıştırıp, unu, kabartma tozunu ve en son cevizi ekleyerek hamuru yoğuruyoruz.
Orta kıvamda bir hamur hâline geldikten sonra tırtıl şeklini veriyoruz.
Şekilleri verilmiş kurabiyeleri biraz dinlendirdikten sonra sıcak fırına pişmek üzere
yerleştiriyoruz.
Fırından çıkan kurabiyeler soğumadan, karıştırmış olduğumuz eşit miktarda pudra
şekeri ve tarçın karışımını üzerine ekliyor, süslememizi tamamlıyoruz.
Özellikle çayın yanında yemek için ağızda
dağılan bu süper lezzete hayır diyebileceğimizi hiç sanmıyorum.
more »
6 Eylül 2012 Perşembe
Damla Çikolatalı Kurabiye
Malzemeler:
1
paket tereyağı olabilir
2
yumurta
1
su bardağı şeker
1
su bardağı damla çikolata
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Alabildiği
kadar un Yapılışı:
Yumurta ve şeker
karıştırılır. Şeker eridikten sonra margarin, vanilya ve kabartma
tozu eklenir. Un da ilave edilerek hamur yoğrulur. En sonunda damla
çikolataların yarısı da hamura karıştırılarak istenilen şekil verilir.
Kalan yarım bardak damla çikolatalarla, şekilleri verilmiş kurabiyelerin üzerine hafifçe bastırılarak süslenir.
Kurabiyelerimiz
pişmeye hazır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




